Sayfalar

203 ) GÖNÜL İÇMEK İSTER, TARİH BAHANE !.. ( 2. )

 
   Gelelim meyhanelere... "Şarap içilen yer" anlamındaki meyhaneler ; ruhsatlı olan "gedikli" ve ruhsatsız olan "koltuk" meyhaneleri olarak ikiye ayrılırdı.. Seçkin kişiler gedikli meyhanelere, avam takımı ise koltuk meyhanelerine giderdi..
   Asayiş ile ilgili sıkıntılı zamanlarda ya da yeni bir hükümdarlık döneminin ilk zamanlarında, gerekli otoriter havayı sağlamak amacıyla, Yahudiler ve Hıristiyanlar için de geçerli olmak üzere şarap yasaklanır ve meyhaneler de kapatılırdı. Bu arada, Yeniçeri Ağası ve Bostancı Paşa da meyhane işlettikleri, meyhanelerin ödediği vergilerden de pay aldıkları için, kapatılan meyhaneler kısa zamanda yeniden açılırdı..
   Uzun süreli içki yasakları ; Kanuni Süleyman, en dindar padişah olan I. Ahmed ve en çok şiddet uygulayan IV.Murad dönemlerinde olmuştur. III. Selim devrinde konulmaya çalışan içki yasağı ise, mali zorluklar nedeni ile yürümemiştir. Çünkü Hazine'nin, içkiden alınan verginin kesilmesine dayanacak gücü kalmamıştı ...
   Kanuni içkiyi yasaklamış ama hükümdarlığının son birkaç yılına kadar şarap içmeyi sürdürmüştü. Onun şu şiirine bir göz atalım :
"Bırak meyhaneler methetsin o lal dudaklarını senin,
 geceler gündüzler boyu inmesin kadehler yere ; bırak içilsin ve meşk edilsin.."
   Avusturyalı büyük tarihçi Hammer'ın ifadesiyle, "hem şarap, hem de sefahat tutkunu ve serbest düşünceli" olan bir kadıyla bir müftünün, kendilerine ait meyhaneleri vardır. Sabahları kadı müftünün, akşamları da müftü kadının meyhanesinde kafa çekmektedir !..
   Ömer Hayyam bir dörtlüğünde şöyle der :
"Yokluk halkasına gir, kral ol
 İçinin yüzünü yıka, kiri pası arıt
 Meyhane sokağında ibadet edene şunu de : 'İlkin kendini bil' ,
 Sonra ne halt edersen et.."


   İstanbul meyhaneleri, kendine özgü ritüeli (töreni), meze furyası ve servis ustalığında uzmanlaşmıştı. İçki taassubunun şiddetle sürdüğü veya gizli içki içilen bir toplumda olacak şeyler değildi bunlar. Meyhanedeki "ateş oğlanları" ya da "çubuk"ların getirip yaktığı tütün çubuğu, mezelerin dizilişi, meyhane ustasının akşamcıların masasına "derdinize yanın" diyerek diktiği mum ile ; eski meyhanelerin kendine özgü bir ritüeli vardı..
   Meyhaneciler, esnaf geleneği içinde faaliyet gösteren, loncaları olan bir gruptu. Meyhaneci olmak için çıraklıktan yetişmek gerekiyordu ve meyhaneler sayılıydı. Yani her meyhane bir "gedik" idi. Bu, hükumet yasağından çok, her esnaf grubu gibi, meyhanecilerin desteklediği bir kuraldı.. Adeta bugünkü taksilerde uygulanan plaka sınırlaması gibi..  Bugünkü gibi kolay meyhane açılıp, beceremeyince de kapatmak olmazdı. Böyle gedikli meyhanelerin ünlüleri ve her ünlü meyhanenin de kıdemli akşamcıları vardı. Akşamcı birkaç akşam uğramasa, usta, nerede diye adam gönderip sordururdu..
   Evliya Çelebi meyhaneciler için, "esnaf-ı melunan-ı menhusan" ( lanetli ve uğursuz esnaf ) deyimini kullanır. Ama yine de haklarında ne denirse densin, yaptıkları işi iyi bilen insanlardı..
   Meyhaneye gidemeyen içkiciler, ayaklı meyhaneden yani kaçak içki satanlardan geçinirlerdi..  Cüppesinin altına doladığı bağırsağın içindeki kötü rakıyı, ağız tarafındaki musluktan maşrapaya doldurarak servis yapan bu ayaklı meyhanelerin müşterisi, sefil süfela takımıydı.. Ama onlar bile yumruk mezesine yani kuru içkiye pek iltifat etmezlerdi.

   Meyhanelerin "miço" denilen genç çırakları, ellerinde kovalarla, merdiven dayalı büyük fıçılardan doldurdukları içkileri kadehlere dağıtırlardı. Kapanma vakti geldiğinde de ellerindeki çıngırakları çalarak müdavimleri uyarırlardı..
   "Saki" , Arapça "sulama" anlamına gelen "saky" kelimesinden gelmekte. Meyhanecilerin içki içenlere hizmet edecek gençleri 18-25 yaşları arasında ve güzel olanlar arasından seçtiği belirtiliyor. Bunlar genellikle Rum, Ermeni ve Kıpti asıllılar olmuştur. En makbulleri ise Sakızlı Rumlar olarak kabul edilmiştir..
   Saki ; güzel yüzlü, iyi huylu, ince ve boyu posu yerinde olmalıdır. Yüzünde hiçbir çıban, yara bere ve et beni bulunmamalı ; dişleri beyaz ve sağlam, dudakları kırmızı, ağzı ancak "çorba kaşığı girebilecek" kadar küçük  olmalıdır. Daha bitmedi !.. Kirpikleri uzun ve kıvrık, parmakları da ince uzun olmalıdır !.. Anlaşılacağı gibi, o dönemlerde saki, meyhanede yalnızca içki sunmakla kalmayıp, bazı müdavimlerin cinsel açlığını da gidermiştir. Bu hizmeti bazen "ateş oğlanları" da yerine getirmekteydi.. Meyhane müdavimine içki sunduktan sonra bir de öpücük vermeleri adettendi !..
   İstanbul'un zabıta görevlileri eskiden meyhaneye "miğde" derlerdi ve defterlere ; sayıları, içindeki çalışanlarının adlarıyla kaydederlerdi.. 18. yüzyıl ortalarında, İstanbul'da on dokuz "koltuk", yani meyhanenin bulunduğu kaydedilmiş bir belgede.. Gerçek sayı bunun çok daha fazlasıydı mutlaka..
 
   Ramazan ayında bir ay kapatılan İstanbul meyhanelerinin ünü ve zarafeti, Beyoğlu'ndakilerden aşağı kalmazdı.
   Ramazan bittiğinde, arife günü, meyhaneci gedikli müşterilerine özel bir "davetiye" gönderirdi. Midye ya da uskumru dolmalarından oluşan bu davetiyeye "unutma bizi dolması" deniyordu...
   İstanbullular alkolik değildi, ama töreniyle, mezesiyle, özgün sohbetleriyle içkiyi ve meyhane hayatını severdi. Meyhanenin rehaveti içinde çözülen diller, her türlü politik eleştiriyi de birlikte getirirdi. Böylesine "devlet sohbetleri"nden hoşlanmayan padişahlar, görünüşte Müslümanlık gayreti içinde, kahvehane ve meyhane kapattırırlardı..
   Eski meyhanelerin civarında hamallar bulunurmuş ; kendinden geçen ayyaşları küfeyle taşımak için.. Ama "küfelik olmak" kural değildi. Böyle biri konu komşudan önce meyhanedeki kadeh arkadaşlarına rezil olurdu..
   İstanbul meyhanecilerinin zor günleri, haksız rekabete uğradıkları zamanlar oldu.. 1850 yılı Ocak ayında, meyhaneciler sadrazama başvurdular. Ağır vergiler veriyorlardı, bu verginin takside bağlanmasını ve bir bölümünün de affını istiyorlardı. Asıl önemlisi ; şehrin dört bir tarafını "punçci" denen ve bazılarını yabancı uyrukluların işlettiği dükkanlar sarmıştı. Punçci ; bilinen İngiliz punch'ını, yani çay ve sıcak şerbeti rom ile karıştırarak satan dükkandı. Aynı işi çok sayıdaki şekerlemeci de yapıyordu.  Bir ara, sayıları bini aşmış bu dükkanların !..
   Sıra geldi içki meclisinin olmazsa olmazı sohbete..
   "Nedim" ; şarap içmeye eşlik eden, içki sofrasında yarenlik eden kişi demektir ve içki meclisinin vazgeçilmez unsurlarındandır.. Sofralarda her zaman bulunan, tatlı tatlı konuşan, meclistekileri konuşmasıyla biraz güldüren, biraz eğlendiren bu tiplere bugün de rastlamak mümkün..
   Nedimde bulunması gereken özellikler şunlardır : "Öncelikle edep sahibi ve her yönüyle olgun bir kişi olmalıdır. Güleryüzlü, şen şakrak, bilgili ve anlayışlı olmalı, güzel konuşmalıdır.. Temiz yürekli, ayağı uğurlu, temiz ve güzel huylu olmalıdır.. Sır saklamalı, namuslu, güvenilir, ve vefalı olmalıdır.. Latifeler yapmalı, şiirler söylemeli, nükteli ve zarif olmalıdır.. Bilgisiyle meclisi süslemeli, güzel ve açık konuşmalı, sözünde durmalı, zeki ve kavrayışlı olmalıdır.." 
   Bir "Sakiname", böyle olmasını istiyor nedimin !.. 


( Vefa Zat : "Adabıyla Rakı ve Çilingir Sofrası ; İlber Ortaylı : "İstanbul'dan Sayfalar" ; Philip Mansel : "Konstantiniyye" adlı kitaplardan faydalandım...) 



Hiç yorum yok:

Hürriyet

KAYNAK OLARAK KULLANDIĞIM KİTAPLAR..
-------------------------------------------------------
1.DEVLET-İ ALİYYE.I...HALİL İNALCIK 2.OSMANLILAR..HALİL İNALCIK
3.İMP.'UN EN UZUN YÜZYILI..İLBER ORTAYLI
4.SON İMP. OSMANLI..İLBER ORTAYLI
5.TARİHİN IŞIĞINDA..İLBER ORTAYLI
6.OSM. TOPLUMUNDA AİLE..İLBER ORTAYLI
7.OSM.'YI YENİDEN KEŞFETMEK..İ.ORTAYLI
8.BATILILAŞMA YOLUNDA..İLBER ORTAYLI
9.OSMANLI TARİHİ..A.DE LAMARTINE
10.OSMANLI..CAROLİNE FİNKEL
11.OSM.İMP.TARİHİ..NICOLEA JORGA
12,BÜYÜK TÜRK..NICOLEA JORGA
13.YENİLMEZ TÜRK...NICOLEA JORGA
14.TÜRKİYE TARİHİ..ED.SİNA AKŞİN
15.OSM.DÜNYASI VE İNSANLARI..GÜLGÜN ÜÇEL
16.OSMANLI ORDUSU..GÜLGÜN ÜÇEL-AYBET
17,BU MÜLKÜN SULTANLARI..NECDET SAKAOĞLU 18.YENİÇERİLER..REŞAT EKREM KOÇU
19.SON PADİŞAH..YILMAZ ÇETİNER
20.SORULARLA OSM. ..ERHAN AFYONCU
21. SOKOLLU ...RADOVAN SAMARCIC
22. OSM.İMP.TARİHİ...A.CEVDET PAŞA
23. OSM.GERÇEĞİ..ERDOĞAN AYDIN
24. FATİH VE FETİH..ERDOĞAN AYDIN
25.KADINLAR SALTANATI..A.REFİK ALTINAY
26.DOĞU'YA BAKIŞ..GERALD MACLEAN
27.AT SIRTINDA ANADOLU..FREDERIC BURNABY
28.ABDÜLMECİD..HIFZI TOPUZ
29.ŞAH SULTAN ..İSKENDER PALA
30.FLORANSA BÜYÜCÜSÜ..S.RUSHDIE
31.TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK..EMRE KONGAR
32.PARİS'TE BİR OSM.SEFİRİ..ŞEVKET RADO
33.TARİHİN SAKLANAN YÜZÜ..ÇETİN ALTAN
34.OSM.İMP.'DA SON 300 YIL..ALAIN PALMER
35.KONSTANTİNİYYE..PHİLİP MANSELL
36.TÜRKİYE'NİN SİYASİ İNTİHARI..CENGİZ ÖZAKINCI
37.BU VATAN BÖYLE KURTULDU..EROL MÜTERCİMLER
38.16.YÜZYILDA İSTANBUL..METİN AND
39. ERKEN MODERN OSMANLILAR.. VIRGINIA H. AKSAN-DANIEL GOFFMAN
40."POPÜLER TARİH" VE "NTV TARİH " DERGİLERİ
41.İKİNCİ ADAM..Ş.SÜREYYA AYDEMİR
42.HAYAT..AYŞE KULİN
43.DEVRİM VE DEMOKRASİ..NUMAN ESİN
44.BİR NUMARALI TANIK..KURTUL ALTUĞ
45.İHTİLALİN MANTIĞI..Ş.S.AYDEMİR
46.KUTSAL İSYAN...HASAN İZZETTİN DİNAMO
47.KUTSAL BARIŞ...HASAN İZZETTİN DİNAMO
48.ÇÖL KRALİÇESİ...JANET WALLACH
49.YÖNETMENLER,FİLMLER,ÜLKELER..A.DORSAY
50.AY HIRSIZI...SUNAY AKIN
51.ONLAR HEP ORADAYDI...SUNAY AKIN
52.KULE CANBAZI...SUNAY AKIN
53.LÜZUMSUZ BİLGİLER ANSİKLOPEDİSİ..TAMER KORUGAN
54.PRENS..NİCCOLO MACHİAVELLİ
55.İSTANBUL'DA BİR ZÜRAFA..SUNAY AKIN
56.KIZ KULESİNDEKİ KIZILDERİLİ..S.AKIN
57.AH BEYOĞLU,VAH BEYOĞLU..SALAH BİRSEL
58.İSTANBUL-PARİS..SALAH BİRSEL
59.YAVUZ'UN KÜPESİ..ERHAN AFYONCU
60.OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ...YILMAZ ÖZTUNA
61.BİZİM DİPLOMATLAR..BİLAL N.ŞİMŞİR
62.KİM VAR İMİŞ BİZ BURADA YOĞ İKEN..CEMAL KAFADAR
63.RÜZGARIN GÖLGESİ..CARLOS RUIZ ZAFON
64.MELEĞİN OYUNU..CARLOS RUIZ ZAFON
65.ORTA DOĞU..TAYYAR ARI
66.ABD-ORTA DOĞU-TÜRKİYE..HALUK GERGER
67.ORTA DOĞU.. BERNARD LEWIS
68.ON BİR CUMHURBAŞKANI ON BİR ÖYKÜ.. CÜNEYT ARCAYÜREK
69.ÖFKELİ YILLAR...ALTAN ÖYMEN
70.ATATÜRK'TEN SONRA BUGÜNLERE NASIL GELDİK ?..CÜNEYT ARCAYÜREK
71.ÇANKAYA...CÜNEYT ARCAYÜREK
72.DEMOKRASİNİN İLK YILLARI..C.ARCAYÜREK
73.YENİ İKTİDAR,YENİ DÖNEM..C.ARCAYÜREK
74.BİR İKTİDAR,BİR İHTİLAL..C.ARCAYÜREK
75.NEREDEYSE BİR BALİNA..STEVE JONES
76.MOSSAD GİZLİ TARİHİ...GORDON THOMAS
77.BARIŞA SON VEREN BARIŞ...DAVID FROMKIN
78.SULARIN GETİRDİĞİ PADİŞAH..CAHİT ÜLKÜ
79.TANK SESİYLE UYANMAK..HASAN CEMAL
80.BİR MANİNİZ YOKSA.. ...AYFER TUNÇ
81.ALATURKAFRANKA..ERCAN ÇİTLİOĞLU
82.SUÇUMUZ MÜKEMMEL OLMAK..S.DUMAN
83.DARBE...STEPHEN KINZER
84.ÖZAL HİKAYESİ..HASAN CEMAL
85.TURGUT NEREDEN KOŞUYOR ? ..E.ÇÖLAŞAN
86.YEDİ TEPE ANADOLU...ALİ CANİP OLGUNLU
87."K", "DERBEDER BİR KAHİN"...CANSU YILMAZÇELİK
88.LATİFE HANIM...İPEK ÇALIŞLAR
89."K",YIKIK BİR SARAYDIR DÜNYA..PERİHAN ÖZCAN
90.BEYAZ PERDEDE KIRMIZI FİLMLER.. ATİLLA DORSAY
91.TEK ADAM..Ş.SÜREYYA AYDEMİR
92.DAHİLER VE AŞKLARI...ÖZCAN ERDOĞAN
93.HAYATIM KİTAP..YAŞAR AKSOY
94.BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR..SALAH BİRSEL
95.BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI...JOHN PERKİNS
96.CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI 1. VE 2. CİLT...SİNAN MEYDAN
97. KOMPLO TEORİLERİ..EROL MÜTERCİMLER
98.ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR..SUNAY AKIN
99.BİR ÇİFT AYAKKABI..SUNAY AKIN
100. BENİM CUMHURİYET'İM..EMİNE UŞAKLIGİL
101.DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN..NİHAT BEHRAM
102.NEREYE..CAN DÜNDAR
103.İSTANBUL'DAN SAYFALAR..İLBER ORTAYLI
104.BİZİM İZMİRİMİZ..MELİH GÜRSOY
105.GİZLENEN TARİH..BRİAN HAUGHTON
106.BERGAMA DÜŞLERİMİN ŞEHRİ,İZMİR SEVDAM..SELAHATTİN TURAL
107.GÖLGEDEKİLER..CAN DÜNDAR
108.KIRMIZI BİSİKLET..CAN DÜNDAR
109.YAKAMDAKİ YÜZLER..CAN DÜNDAR
110.GEÇMİŞ AYRINTIDA SAKLIDIR..CEMİL KOÇAK