Sayfalar

501 ) İLGİNÇ BİR OSMANLI PAŞASI : DELİ FUAT PAŞA !..

    

Fuat Paşa (yukarıda) 1921'de Mustafa Kemal'in tutuklanması ve idamı için ferman çıkartan Sadrazam Damat Ferit Paşa'nın karşısına dikilerek Sivas Kongresi kararlarını Sultan Vahdeddin'e götüren 86 yaşındaki emekli Osmanlı mareşaliydi..

Fuat Paşa 1835'de Kahire'de doğdu. Çünkü babası İncirköylü Hasan Paşa o zamanlar orada görevdeydi. Lakabına bakarak Beykoz'un İncirköyü'nden olduğunu sanmayın, çünkü Hasan Paşa Kafkasya'dandı ve Çerkes kökenliydi.. Rahatlıkla bir romana konu olabilecek kadar ilginç bir hayat hikayesi vardı Hasan Paşa'nın ama bunu, konuyu uzatmamak için burada paylaşmıyorum..
İncirköylü Hasan, Beykoz'da eniştesi Huzur Dersi Hocası Şakir Efendi'nin desteği ile ortaokulu bitirdi, sonra da Nizam-ı Cedid ordusuna katıldı ve yüzbaşılığa kadar yükseldi. İşte o sıralarda Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa Osmanlılara karşı bağımsızlık bayrağını açmış, Osmanlılar da isyanı bastırmak için Mısır'a asker göndermeye karar vermişti. Ahmet Fevzi Paşa'nın komutasındaki Osmanlı filosu isyanı bastırmaktan vazgeçip donanmayı İskenderiye limanında Mısırlılara teslim etti. Filo kumandanının adı da Firari Ahmet Paşa oldu. Mısırlılara esir düşen askerlerin arasında Fuat Paşa'nın babası İncirköylü Hasan Bey de vardı..
Bir süre sonra barış imzalandı. Osmanlı askerlerinin çoğu yurda döndü, ama bazıları da İstanbul'a dönüp ne yapacağım, diyerek Mısır'da kaldılar. Hasan Bey de bunların arasındaydı. Orada orgeneralliğe kadar yükseldi. 
Fuat Paşa işte bu İncirköylü Hasan Paşa'nın oğluydu. İlkokulu İstanbul'da okudu, sonra Kahire'de Abbasiye Harp Okuluna yazıldı. Daha 18 yaşındaydı. Uzun boyuyla katıldığı bir geçit töreninde Nebile adında şımarık ve zengin bir paşa kızının dikkatini çekti. Hemen babasına "ben bu genci isterim" diye tutturdu. Kızının ısrarlarına dayanamayan paşa, okul kumandanına ; okul kumandanı da Hasan Paşa'ya çıktı :
"Durum böyle böyle," dedi. "Mısır'ın en zenginlerinden birisinin kızı oğlunuza aşık olmuş. Adamın büyük gücü vardır, karşı koyamayız. Beni okuldan, sizi de Mısır'dan atarlar. Ne yapıp yapıp Fuat'ı razı edeceksiniz. Nebile ile nikahlanacak."
Hasan Paşa, "Anlıyorum," dedi, "mademki başka çare yok, çocuğu nikahlayın, okulu bitirsin, sonra düğün yaparız, evlenirler.."
Sonuçta okul bitti, düğün yapıldı. Karısı çok çirkindi. Saçları dökülmüş, peruk takan, çiçek bozuğu yüzlü birisi.. Fuat kısa zamanda Mısır ordusunda albaylığa yükseldi. Albay Fuat Bey o dönemde Hıdiv İsmail Paşa'nın yaveriydi, ama Hıdiv'le yıldızları hiç barışmıyordu. 
Fuat Bey'in Nebile'den iki oğlu oldu, onlar da büyüdüler. 1868'de Hıdiv İsmail Paşa özel bir görevle Fuat Bey'i İstanbul'a yolladı. Fuat Bey burada adeta büyülendi, canı hiç geri dönmek istemiyordu. Kahire'ye bir istifa mektubu gönderip Osmanlı ordusuna geçti..
Albay Fuat Bey Osmanlı ordusunda kısa zamanda büyük başarılar elde etti. Mısır'da yönetimi ele geçiren İngilizler karısı Nebile'nin Kahire'den çıkmasına izin vermedikleri için, özel yaşamında büyük bir boşluk vardı. Şehzadebaşı'ndaki Zeynep Kamil Hanım'ın konağından, Seyrandil adlı, kendisinden 20 yaş küçük, çok güzel bir Çerkes kızıyla evlendi. Paşa'nın ondan 8 çocuğu oldu !.. 
Tam o yıllarda Mısır'daki karısı da nihayet İngilizlerden izin alarak İstanbul'a geldi.. Fuat Paşa, karısı Seyrandil iki yılda bir doğum yaptığından, bir başka Çerkes güzeli olan İnşirah'ı da eş olarak almıştı. O da bir yandan çocuk doğurmaya başladı !.. Ondan da 8 çocuğu oldu.. Eski karısı, yeni karıları, bütün çocuklar hep birlikte, yukarıda fotoğrafı görülen yalıda yaşamaya başladılar..
Albay Fuat Bey Osmanlı ordusuna katıldıktan bir süre sonra kendisini Irak'ta bir ayaklanmayı bastırmak üzere Bağdat'a gönderdiler. Kısa zamanda bu işi başaran Fuat Bey 1872'de fırka kumandanı olarak paşalığa yükseldi. Sonra kendisini İstanbul'a çağırdılar, yine önemli görevlere getirildi.
1877'de Fuat 42 yaşında genç bir paşaydı. O sıralarda "93 Harbi" denilen Osmanlı-Rus savaşı patlak verdi. Paşa bu kez de Rus cephesine gönderildi. Gazi Osman Paşa Plevne'yi savunurken o da bugünkü Bulgaristan'ın kuzeyinde bulunan Elena'yı savundu. Orada Rus ordusunu büyük bir yenilgiye uğrattı ve Rusların ağır silahlarını ve toplarını ele geçirdi. Fırkasını da oradan Tekirdağ'a getirmeyi başardı ama Ruslar ilerliyorlardı. İstanbul'un işgali an meselesiydi. Fuat Paşa Çatalca'da son savunma cephesini kurdu. Ruslar Bakırköy'e dayanmışlardı. Padişah, Paşa'nın derecesini Müşirliğe yükseltti. Fuat Paşa, artık ordunun en ünlü ve kahraman kumandanlarından biri olmuştu. Bu savaştan sonra kendisine "Elena kahramanı" dendi.. 
Durum çok gergindi. İngilizler, Almanlar ve Fransızlar İstanbul'un Rusların eline geçmesini istemiyorlardı. Berlin'de toplanarak barışı kurtarma işine giriştiler..
Ama Fuat Paşa bu yenilgiyi kabul edecek bir kumandan değildi. O, Elena'da Rusları yenmiş olmanın gururunu duyuyordu. 
Berlin Kongresi devam ederken Ruslar da Türk askerlerini ve Karadeniz'deki İngiliz gemilerini gözetlemek için Yeşilköy'de iki kule yapmaya kalktılar. Fuat Paşa'nın tepesi attı, hemen Rus kumandanına bir mesaj göndererek bu kulelerin 24 saat içinde yıkılmasını istedi. Bir yandan da İstanbul'dan yardımcı kuvvet talep etti. Bu bir savaş hazırlığıydı. Kimse yeniden silaha sarılmaktan yana değildi. Rus ordusu komutanı General Skobeleff baktı ki iş çok ciddi, kuleleri yıktırmak zorunda kaldı. Çar'a da haber göndererek başının derde girdiğini anlattı. Çar durumu Berlin'e duyurdu. O zaman Berlin Konferansının başında Bismarck bulunuyordu. Onun da tepesi attı. Osmanlı delegasyonunun başında olan Kara Todori Paşa'yı çağırtarak, "Aman," dedi, "siz ne yapıyorsunuz ? Biz İstanbul'u kurtarmaya çalışıyoruz, ordunun başına Fuat Paşa adında bir deliyi geçirmişsiniz, her şeyi berbat edecek !.."
İşte bu sözler üzerine Müşir Fuat Paşa'nın adı Deli Fuat Paşa oldu.. 
Sultan Abdülhamid de bu olayı duyunca, "Paşa sen İstanbul'u yıktıracaksın," diye ona sitem etti..  Bu olaydan sonra Deli Fuat Paşa olarak ün saldı, üstlendiği bütün görevlerde de insanlar hep kendisinden çekindiler..



Abdülhamid, Elena başarısından sonra, Fuat Paşa'ya büyük bir nişan verdi. Hünkar kendisine nişanını takarken Paşa'nın başı dimdikti. Padişah'a : 
"Siz de atalarınız gibi savaş meydanlarında, askerin başında olmalıydınız. Rus Çarı ve Yunan kralı askerlerinin başından ayrılmıyorlar. Hünkarım, Saray duvarlarının arkasından savaş yönetilemez. Çevrenizdekiler sizi milletinizden ayırıyor. Onur, ün ve erdem halkın içinde olmakla başlar," dedi.
Abdülhamid bu sözleri duyunca buz gibi oldu. Ama padişahlıkta fazla deneyimi yoktu. Fuat Paşa da kendisinden yedi yaş büyüktü. Karşısında büyük bir savaş kahramanı vardı, ona karşı saygılı davrandı. Kendisini de Serdar-ı Ekremliğe, yani Hünkar'ın başyaverliğine getirdi. Dolmabahçe Sarayı'ndaki büyük törenlerde Padişah'ın tahtının yanında, sancağı tutuyor, Hünkar'ı tebriğe gelenler de sancağı öpüyorlardı..
Osmanlı-Rus savaşından 1890'ların ortalarına kadar geçen zamanda Sultan Hamid ile Fuat çok iyi ilişkiler içindeydiler. 1888'de Paşa'ya, Fenerbahçe'de geniş bir arazi içinde bir köşk hediye etti. Çok iyi Fransızca bildiği için, Rus Çarı ile ilişkileri sürdürme görevi de ona verilmişti. Paşa, iyi yaşamasını bilen, hovarda, cömert, debdebeye meraklı biri olduğundan, çevresi her zaman çok kalabalık olurdu. Padişah kendisine bu yaşam düzeyini sürdürebilmesi için bazı maden imtiyazları vermişti. Bu madenlerin bazıları çok zengin damarlı çıktığı için Paşa'nın eline bol para geçti ama har vurup harman savurmaya alışmış olan Paşa, bu paraların da kısa zamanda altından girip üstünden çıktı..
Fuat Paşa 1890'lı yılların sonlarında Avrupa'ya kaçan Mehmet Celalettin Paşa'nın konağını kiralamaya kalktı. Abdülhamid bundan hiç hoşlanmadı. Çünkü konağın kiralanması Mehmet Celalettin Paşa'ya gelir kaynağı olacaktı.. Fuat Paşa'ya bu kira işinden vazgeçmesi için haber gönderdiyse de, Paşa buna aldırmadı ve konağı kiraladı.. Sultan Andülhamid'in has adamı, baş hafiye Fehim Paşa'nın jurnalleri ve çıkan birtakım olaylardan sonra, Divan-ı Harp'e çıkarılan Paşa'nın rütbe ve nişanları alınarak Şam'a sürgün edilmesine karar verildi..
2 Şubat 1902'de Fuat Paşa Beşiktaş iskelesinden İzzettin vapuruna bindirilerek Beyrut aktarmalı Şam yolculuğuna başladı..
Fuat Paşa 6 yıla yakın bir süre Şam'da çile doldurduktan sonra, 1908'de genel affın ilanıyla sürgünden kurtuldu. Törenlerle uğurlandığı Şam'dan sonra geldiği Beyrut'ta da coşkuyla karşılandı. Onu Abdülhamid'e kafa tutan bir özgürlük kahramanı gibi yücelttiler. Buradan bindiği Senegal adlı bir gemi Paşa'yı önce İzmir'e, oradan da yine törenle ve sevgi gösterileriyle karşılandığı İstanbul'a getirdi.  
Kısa bir süre sonra Fuat Paşa'ya bütün eski rütbeleri ve nişanları geri verildi. Yaşı 75'e yaklaşmış,orduyla ilişkisini kesmişti.. İkinci Meşrutiyet'te yeni kurulan Ayan Meclisi üyeliğine seçildi..
Fuat Paşa 1918'de Abdülhamid'in cenaze törenine katıldı. Orada Talat Paşa kendisine, "Paşam, büyüklük ettiniz de cenazeye katıldınız," diyecek oldu. O da, "Ben deli isem de bir ölüyle kavga edecek kadar deli değilim" dedi.
Paşa, 1931 yılında, 96 yaşında hayata gözlerini yumdu..

   

1 yorum:

adem ziya dedi ki...

İnanılmaz muhteşem adam

Hürriyet

KAYNAK OLARAK KULLANDIĞIM KİTAPLAR..
-------------------------------------------------------
1.DEVLET-İ ALİYYE.I...HALİL İNALCIK 2.OSMANLILAR..HALİL İNALCIK
3.İMP.'UN EN UZUN YÜZYILI..İLBER ORTAYLI
4.SON İMP. OSMANLI..İLBER ORTAYLI
5.TARİHİN IŞIĞINDA..İLBER ORTAYLI
6.OSM. TOPLUMUNDA AİLE..İLBER ORTAYLI
7.OSM.'YI YENİDEN KEŞFETMEK..İ.ORTAYLI
8.BATILILAŞMA YOLUNDA..İLBER ORTAYLI
9.OSMANLI TARİHİ..A.DE LAMARTINE
10.OSMANLI..CAROLİNE FİNKEL
11.OSM.İMP.TARİHİ..NICOLEA JORGA
12,BÜYÜK TÜRK..NICOLEA JORGA
13.YENİLMEZ TÜRK...NICOLEA JORGA
14.TÜRKİYE TARİHİ..ED.SİNA AKŞİN
15.OSM.DÜNYASI VE İNSANLARI..GÜLGÜN ÜÇEL
16.OSMANLI ORDUSU..GÜLGÜN ÜÇEL-AYBET
17,BU MÜLKÜN SULTANLARI..NECDET SAKAOĞLU 18.YENİÇERİLER..REŞAT EKREM KOÇU
19.SON PADİŞAH..YILMAZ ÇETİNER
20.SORULARLA OSM. ..ERHAN AFYONCU
21. SOKOLLU ...RADOVAN SAMARCIC
22. OSM.İMP.TARİHİ...A.CEVDET PAŞA
23. OSM.GERÇEĞİ..ERDOĞAN AYDIN
24. FATİH VE FETİH..ERDOĞAN AYDIN
25.KADINLAR SALTANATI..A.REFİK ALTINAY
26.DOĞU'YA BAKIŞ..GERALD MACLEAN
27.AT SIRTINDA ANADOLU..FREDERIC BURNABY
28.ABDÜLMECİD..HIFZI TOPUZ
29.ŞAH SULTAN ..İSKENDER PALA
30.FLORANSA BÜYÜCÜSÜ..S.RUSHDIE
31.TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK..EMRE KONGAR
32.PARİS'TE BİR OSM.SEFİRİ..ŞEVKET RADO
33.TARİHİN SAKLANAN YÜZÜ..ÇETİN ALTAN
34.OSM.İMP.'DA SON 300 YIL..ALAIN PALMER
35.KONSTANTİNİYYE..PHİLİP MANSELL
36.TÜRKİYE'NİN SİYASİ İNTİHARI..CENGİZ ÖZAKINCI
37.BU VATAN BÖYLE KURTULDU..EROL MÜTERCİMLER
38.16.YÜZYILDA İSTANBUL..METİN AND
39. ERKEN MODERN OSMANLILAR.. VIRGINIA H. AKSAN-DANIEL GOFFMAN
40."POPÜLER TARİH" VE "NTV TARİH " DERGİLERİ
41.İKİNCİ ADAM..Ş.SÜREYYA AYDEMİR
42.HAYAT..AYŞE KULİN
43.DEVRİM VE DEMOKRASİ..NUMAN ESİN
44.BİR NUMARALI TANIK..KURTUL ALTUĞ
45.İHTİLALİN MANTIĞI..Ş.S.AYDEMİR
46.KUTSAL İSYAN...HASAN İZZETTİN DİNAMO
47.KUTSAL BARIŞ...HASAN İZZETTİN DİNAMO
48.ÇÖL KRALİÇESİ...JANET WALLACH
49.YÖNETMENLER,FİLMLER,ÜLKELER..A.DORSAY
50.AY HIRSIZI...SUNAY AKIN
51.ONLAR HEP ORADAYDI...SUNAY AKIN
52.KULE CANBAZI...SUNAY AKIN
53.LÜZUMSUZ BİLGİLER ANSİKLOPEDİSİ..TAMER KORUGAN
54.PRENS..NİCCOLO MACHİAVELLİ
55.İSTANBUL'DA BİR ZÜRAFA..SUNAY AKIN
56.KIZ KULESİNDEKİ KIZILDERİLİ..S.AKIN
57.AH BEYOĞLU,VAH BEYOĞLU..SALAH BİRSEL
58.İSTANBUL-PARİS..SALAH BİRSEL
59.YAVUZ'UN KÜPESİ..ERHAN AFYONCU
60.OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ...YILMAZ ÖZTUNA
61.BİZİM DİPLOMATLAR..BİLAL N.ŞİMŞİR
62.KİM VAR İMİŞ BİZ BURADA YOĞ İKEN..CEMAL KAFADAR
63.RÜZGARIN GÖLGESİ..CARLOS RUIZ ZAFON
64.MELEĞİN OYUNU..CARLOS RUIZ ZAFON
65.ORTA DOĞU..TAYYAR ARI
66.ABD-ORTA DOĞU-TÜRKİYE..HALUK GERGER
67.ORTA DOĞU.. BERNARD LEWIS
68.ON BİR CUMHURBAŞKANI ON BİR ÖYKÜ.. CÜNEYT ARCAYÜREK
69.ÖFKELİ YILLAR...ALTAN ÖYMEN
70.ATATÜRK'TEN SONRA BUGÜNLERE NASIL GELDİK ?..CÜNEYT ARCAYÜREK
71.ÇANKAYA...CÜNEYT ARCAYÜREK
72.DEMOKRASİNİN İLK YILLARI..C.ARCAYÜREK
73.YENİ İKTİDAR,YENİ DÖNEM..C.ARCAYÜREK
74.BİR İKTİDAR,BİR İHTİLAL..C.ARCAYÜREK
75.NEREDEYSE BİR BALİNA..STEVE JONES
76.MOSSAD GİZLİ TARİHİ...GORDON THOMAS
77.BARIŞA SON VEREN BARIŞ...DAVID FROMKIN
78.SULARIN GETİRDİĞİ PADİŞAH..CAHİT ÜLKÜ
79.TANK SESİYLE UYANMAK..HASAN CEMAL
80.BİR MANİNİZ YOKSA.. ...AYFER TUNÇ
81.ALATURKAFRANKA..ERCAN ÇİTLİOĞLU
82.SUÇUMUZ MÜKEMMEL OLMAK..S.DUMAN
83.DARBE...STEPHEN KINZER
84.ÖZAL HİKAYESİ..HASAN CEMAL
85.TURGUT NEREDEN KOŞUYOR ? ..E.ÇÖLAŞAN
86.YEDİ TEPE ANADOLU...ALİ CANİP OLGUNLU
87."K", "DERBEDER BİR KAHİN"...CANSU YILMAZÇELİK
88.LATİFE HANIM...İPEK ÇALIŞLAR
89."K",YIKIK BİR SARAYDIR DÜNYA..PERİHAN ÖZCAN
90.BEYAZ PERDEDE KIRMIZI FİLMLER.. ATİLLA DORSAY
91.TEK ADAM..Ş.SÜREYYA AYDEMİR
92.DAHİLER VE AŞKLARI...ÖZCAN ERDOĞAN
93.HAYATIM KİTAP..YAŞAR AKSOY
94.BOĞAZİÇİ ŞINGIR MINGIR..SALAH BİRSEL
95.BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI...JOHN PERKİNS
96.CUMHURİYET TARİHİ YALANLARI 1. VE 2. CİLT...SİNAN MEYDAN
97. KOMPLO TEORİLERİ..EROL MÜTERCİMLER
98.ÖNCE KADINLAR VE ÇOCUKLAR..SUNAY AKIN
99.BİR ÇİFT AYAKKABI..SUNAY AKIN
100. BENİM CUMHURİYET'İM..EMİNE UŞAKLIGİL
101.DARAĞACINDA ÜÇ FİDAN..NİHAT BEHRAM
102.NEREYE..CAN DÜNDAR
103.İSTANBUL'DAN SAYFALAR..İLBER ORTAYLI
104.BİZİM İZMİRİMİZ..MELİH GÜRSOY
105.GİZLENEN TARİH..BRİAN HAUGHTON
106.BERGAMA DÜŞLERİMİN ŞEHRİ,İZMİR SEVDAM..SELAHATTİN TURAL
107.GÖLGEDEKİLER..CAN DÜNDAR
108.KIRMIZI BİSİKLET..CAN DÜNDAR
109.YAKAMDAKİ YÜZLER..CAN DÜNDAR
110.GEÇMİŞ AYRINTIDA SAKLIDIR..CEMİL KOÇAK